Sümer kraliçesi: Muazzez İlmiye Çıg
- EZEL AKTAŞ
- 15 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Muazzez İlmiye Çığ, 1914 yılında Bursa’da doğmuştur. Babasının öğretmen olması, onun küçük yaşlardan itibaren eğitimle iç içe yetişmesini sağlamıştır. Bursa Kız Muallim Mektebinden mezun olduktan sonra bir süre ilkokul öğretmenliği yapmış; ancak bilimsel ilgisi onu daha ileri bir eğitim hayatına yönlendirmiştir.
1936 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hititoloji Bölümü’ne kaydolmuştur. Bu yıllarda, Hitler döneminden kaçarak Türkiye’ye sığınan ve dünyaca tanınmış Hititologlar Hans Gustav Güterbock ve Benno Landsberger gibi önemli bilim insanları onun hocalığını yapmıştır. Bu eğitim, Çığ’ın bilimsel altyapısının uluslararası düzeyde oluşmasını sağlamıştır.
Mezuniyetinin ardından Ankara’daki Eti Müzesi’nin (günümüzde Anadolu Medeniyetleri Müzesi) çiviyazılı tablet arşivinde göreve başlamıştır. Burada 30 binden fazla tablet üzerinde çalışmış; Sümerce ve Akadca metinlerin okunması, sınıflandırılması ve bilim dünyasına kazandırılması süreçlerinde Türkiye’nin en önemli uzmanlarından biri hâline gelmiştir. Onun çalışmaları sayesinde Türkiye’nin çiviyazılı tablet arşivi, dünyanın sayılı bilimsel merkezlerinden biri hâline gelmiştir. 37 yıl boyunca görev yaptığı bu kurumda, arşivlerin modern bilimsel sistemlere göre düzenlenmesini sağlayarak kalıcı bir miras bırakmıştır.
1972’de emekli olduktan sonra çalışmalarına ara vermemiş; aksine üretkenliği daha da artmıştır. Sümer mitolojisi, din tarihi, hukuk, aile yapısı ve toplumsal düzen üzerine hem bilimsel hem de halka yönelik çok sayıda kitap ve makale yazmıştır. “Sümer’den Bu Yana Kadın”, “Sümer’de Aile Yapısı”, “Sümer’de Hukuk”, “Tufan Efsanesi” gibi konulardaki araştırmaları geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Uluslararası kongrelerde Türkiye’yi temsil etmiş, pek çok ülkede konferanslar vermiştir.
2000’li yıllardan itibaren kitapları daha da geniş kitlelere ulaşmış; özellikle “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” adlı eseri büyük ses getirmiştir. Bu kitapta Sümer tabletleriyle semavi dinlerdeki ortak temaları karşılaştırarak önemli tartışmalar başlatmıştır. Bilimi sade ve anlaşılır bir dille aktarması, Türkiye’de Sümeroloji bilincinin yaygınlaşmasında büyük bir rol oynamıştır. Yaşına rağmen konferanslara katılmayı, televizyon programlarına çıkmayı ve yeni eserler yazmayı sürdürmüştür.
Türkiye’de kadınların bilimsel alandaki varlığını güçlendiren öncü isimlerden biri olan Muazzez İlmiye Çığ, çalışmalarıyla yalnızca Sümeroloji alanını değil; modern hukuk, ahlak, din ve toplum yapısının kökenlerine yönelik birçok konuyu aydınlatmıştır. Onu özel kılan en önemli özellik, derin bir bilimsel birikimi herkes için anlaşılır hâle getirebilmesidir.
17 Kasım 2024’te, 110 yaşındayken Mersin’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Cenazesi, Mersin’in Toroslar ilçesindeki Akbelen Şehir Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Muazzez İlmiye Çığ’ın anıt mezarı, ünlü heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından tasarlanmıştır. “Sümer Kraliçesi” olarak anılan Çığ’ın mezarında, onun yaşamı boyunca okuyup üzerinde çalıştığı Sümer çivi yazılı tabletlerden esinlenilmiş bir tablet örneği ve çivi yazısı motifleri yer almaktadır. Bu tasarım, Çığ’ın ömrünü adadığı Sümer uygarlığına bir saygı duruşu niteliğindedir.






Perfect